• Facebook
  • Instagram
  • Pinterest
  • LinkedIn Sosyal Simge
logo-s.jpg

Olmak ya da Olmamak

Yazan: Araştırmacı-Yazar Hatice Topçu

William Shakespeare’in: “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! “  olarak bilinen sözü bir şiirin ilk dizesi aslında! Şiir çok uzun değil ama çok derin. İnsanın edilgen bir yapıya dönüştürülmesinin oluşturduğu yıkımı anlatıyor. ‘Olmak’ sizce nedir? Bunu düşünmenizi istiyorum. Lütfen kafanızı okumakta olduğunuz bu yazıdan kaldırın ve otuz saniye ‘olmak’ olgusunun sizin için ne anlama geldiğini düşünün. Sonra düşündüklerinizi bir yere not edin. Şimdi de düşündüğünüz ve istediğiniz ‘olmak’ ı yaşıyor musunuz? Yoksa aileniz ve/ veya içinde yaşadığınız toplumunun sizden beklediklerini mi yaşıyorsunuz? Yani şairin ‘olmamak’ dediği şeyi mi yaşıyorsunuz? Sorusunu düşünün ve tespitlerinizi not edin. Burada bir de üçüncü seçenek var elbette. O da bir parça olmak istediğinizi, yaşamak, bir parça da ailenizin ve toplumun sizden beklentilerini yaşamak. Yani ‘olmak ya da olmamak.’ Bu tespitlerinizi de yazın lütfen.

kendin ol.jpg
d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnen_edited.jpg

Geldik üçüncü adıma. Sorumuz şu: İçinde bulunduğunuz oluş sizi mutlu ediyor mu? Bu konudaki düşüncelerinizi de yazarsanız bütünü görmüş olacaksınız. Nasıl bir varoluş içinde olduğumuzu görmeniz: “Eyvah geç kaldım!” demenizi sağlayabilir veya farkındalıkla hesaplaşma sürecine girebilirsiniz! Elbette bu farkındalığı geçmişte edinmiş olanlarınız da vardır. Onlar çoktan aldıkları karar doğrultusunda yol almaya başlamışlardır bile. Ama aldıkları yol kararları doğrultusunda farklı olacaktır elbette. William Shakespeare ifade ettiği ‘olmak’  veya ‘olmamak’ olgularının her ikisinin de gerçekleştirebilmenin zor olduğunu belirtmek isterim. Neden mi? Çünkü ilkinde sizden beklentisi olanlarla mücadele edeceksiniz, ikincisinde kendinizle.

Şimdi William Shakespeare’in çok bilinen “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!” dizesi ile başlayan o derin ve anlamlı şiirini birlikte okuyalım ve bütünü görelim.

“Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!

Düşüncemizin katlanması mı güzel,

Zalim kaderin yumruklarına, oklarına

Yoksa diretip bela denizlerine karşı

Dur, yeter! Demesi mi?

Kim dayanabilir zamanın kırbacına?

Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,

Sevgisinin kepaze edilmesine

Kanunların bu kadar yavaş

Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine

Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:

Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor

Yürekten gelenin doğal rengini.

Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar

Yollarını değiştirip bu yüzden.

Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.”

William Shakespeare (1564- 1616) yılları arasında yaşamış ve bu gün hala yaşıyor.  O, 455 yaşında. Şiirin ilk dizesinde belirttiği ‘olmak’ olgusunu gerçekleştirmiş biri olduğunu düşünüyorum. Bireyin kendini gerçekleştirmesi onun mutlu ve anlamlı bir varoluş sürdürmesidir. Kendisi olamaması birilerinin işine geliyordur belki ama kendisinin mutsuz ve anlamsız bir varoluş sürdürmesidir. Sanırım ‘olmak’ ı gerçekleştirmek daha zor, emek isteyen, mücadele gerektiren bir olgu ve şair bunu çok güzel anlatmış. 

william.jpg

“Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi” dizesi ‘olmak’ yolculuğunda şairin zorluklarının olduğunu gösteriyor! “Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor/Yürekten gelenin doğal rengini” Ne müthiş bir anlatım. Yürekten gelenin doğal rengi! Farklılıkların zenginliğinin güzelliğini duyumsatıyor insana! Şiir az sözle çok şey anlatabilmektir ve okuru derin duygu ve düşüncelerin içine taşıyabilmektir. Son noktayı yine bu güzel şiirle koyalım. Bütün mesele insanın; “Bir iş, bir eylem olma gücünü” yitirmemesidir.

 

Sağlık ve mutlulukla kalın…